Gendergenoy Medet’i Hatırlamak

 

 Gendergenoy Medet Önlü’yü son görüşüm 21 Nisan 2013 günüydü.

Üniversite döneminden ev arkadaşım Kurşloy Selim’le birlikte annesinin vefatı sebebiyle evinde ziyaret etmiştim. Selim, Medet Önlü’nün ablasının oğluydu. Virgüllerle bağlanan uzun cümlelerinden birini bile kaçırmadan dinliyorduk. Yakın tarihin şahidiydi, aktörüydü, yazarıydı. Anılarının her biri, tarihi anekdottu. Sözüyle de, eylemiyle de samimi, katıksız, hesapsız, şüphesiz ve yalındı. 

Güçlü ve temposunu yitirmeyen hitabetiyle, “Uğruna mücadele ettiğin insanlar arkandan konuşacak, yalnız bırakacak, kuyunu kazacaklar ama sen inandığın yolda sarsılmadan, dimdik yürüyeceksin. Dava adamlığı bunu gerektirir” demişti.

Dava adamıydı. Davasının, kavgasının adamıydı ve değil dünyevi değerler, kıymetli ailesi dahi mücadelesiyle arasında en küçük bir mesafeye vesile olmamıştı.

Bir ara ayaktaydık ve İmam Alim Sultan’ın kendisine hediye ettiği kamayı eline alarak, “Allah dileyen herkese onunki gibi bir şehadet nasip etsin” demişti.

Bir duanın böylesine tüyler ürpertici bir biçimde kabulüne bir daha şahit olmadım.

İmam Alim Sultan, yani Kafkasya’nın Victor Jara’sı, elinde gitarıyla Abhazya ve Çeçenistan direnişlerinde cephe cephe gezerek bağımsızlık mücadelesinin şarkılarını yazmış ve söylemişti. Odesa’da kaldığı otelde Rus istihbarat görevlileri tarafından 10 Kasım 1996 günü şehit edilmişti.

Allah, bir ay sonra Medet amcanın duasını kabul etti. Onu, yüzyıllardır süren bir milli bağımsızlık mücadelesinin şehitleri arasına kattı.

O gün, “Amca, birlikte bir tane bile fotoğrafımız yok” demiştim. Şimdi, evimin duvarında asılıdır. Sesi, telefondaki “Merhaba Muraaat” deyişi kulaklarımdadır. Güven veren, her çıkmazda “O var” deyip, yüzümüzü döndüğümüz heybeti gözlerimin önünde; yorulmaktan, yoksunluktan şikayet etmeye utandıran azmi aklımdadır.

Ve ismi, mücadelesi; omuzlarımızda taşımak, yaşatmak ve bizden sonrakilere devretmekle mükellef olduğumuz kutlu bir sorumluluktur.

***

Yüzyıllar boyunca Rus emperyalizmine karşı milli bağımsızlık mücadelesi veren Kuzey Kafkasya halkları, tarihlerinin önemli dönemeçlerinde nihai hedefi gerçekleştirebilme şansına oldukça yaklaştılar ve böylece Hazar ile Karadeniz arasındaki uluslar, tek bir çatı altında ortak tarih, kültür ve gelecek şuuruyla omuz omuza verdiler.

Bu mücadelenin sembol isimlerinden biri olan Medet Önlü, Gendergenoy Medet; reel politik üstü bir düstur ortaya koyarak yaşadı. Onun resmi görevi Çeçen İçkerya Cumhuriyeti Fahri Konsolosluğu olmasına rağmen, Abhazya ve Güney Osetya konusundaki tam bağımsızlıkçı yaklaşımı da bunun en kıymetli örneklerinden biridir.

O, yalnızca Çeçen halkının değil, Kuzey Kafkasya’nın birlik ve bağımsızlığına inanan tüm Kuzey Kafkasyalıların bir değeridir ve şehadeti, halklarımızın bağımsızlığına vurulmuş en büyük darbelerden biridir.

Zira yeri doldurulamadı. Doldurulabileceğe de benzemiyor. Önce Necdet Gün’ün ve sonra onun şehadetiyle, sahip oldukları kişisel niteliklere bağlı güçlü devinim durağanlaştı.

Direnişin içerisindeki saflaşmaların üstünde yer alan otorite ve saygınlığı, Kadirov’un Türkiye’de rahatça faaliyet sürmesine engel duruşu, mültecilerin sorunlarına çözüm bulmaktan öte onlara evlat olan, baba olan, kardeş olan varlığı geride büyük bir boşluk bıraktı.

Yeri tek bir kişiyle doldurulamazdı. Bunu biliyorduk. Ama geride kalanların tamamı da surdaki gediği onaramadı.

Hayatı ders, şehadeti ders, sonrası da bir ders oldu.

Beş yıl önceki bir yazımda[1]Bu saldırılar sizi üzmesin, yormasın, yıpratmasın. Zira saldırının böylesiyle üzülme, yorulma, yıpranma hakkına sahip değilsiniz. Geriye dönüp baktığınızda, sizden öncekilerin nelere göğüs gerdiklerini göreceksiniz, sonra da inançlarınızı, hafızanızı sarsabileceğini sananlara gülüp geçeceksiniz” demiş ve adını “bizden öncekiler” arasında saymıştım.

Gendergenoy Medet mübarek bedeniyle artık aramızda olmasa da, bir denizden diğerine, vatan ve özgürlük adına can verenlerle beraber gözleri üzerimizdedir ve kalbinde atalarının kinini, birlik ve bağımsızlığın ateşini usanmadan canlı tutanlar için, Kuzey Kafkasya’nın kardeş ulusları arasında bir ufuk çizgisi gibi ebediyen yaşamaktadır.

 

Murat Atrışba

29.10.2021

 

[1] https://www.kuzeykafkasyacumhuriyeti.org/

© KKC 100. Yıl